SAYFA : 3
KUTUP AYISI
Yavru kutup ayisi babasinin yanina gelip sormus
-Baba ben gercekten kutup ayisi miyim?
-Elbette yavrum nereden cikardin bunu?
-Allah Allah?!.. deyip gitmis yavru ayi.
Bu sefer annesinin yanina gitmis ve sormus,
-Anne ben gercekten kutup ayisimiyim?
-Tabii evladim kutup ayisisin.
-Yani sen babami hic aldatmadin degilmi, ben gercekten babamin ogluyum.
-O ne bicim soz, baban duymasin ikimizi de oldurur.
yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasinin yanina gitmis yavru ayi.
bir daha sormus yav baba Allah askina doru sole bak beni evlatlik falan
almadiniz degil mi? yani ben sizin oz oglunuzum.
Baba dayanamamis artik oglum sen manyakmisin dedim ya sana bizim
oglumuzsun diye, hem sen neden ikide birde soruyosunki bunu?
yavru ayi:
-Donuyorum anasini satayim donuyoruuuum yaaaa...
KEKEME
Hayvansever bir kekeme bir gün Topağacı'nda yürürken
yolun ortasinda bir at ölüsü görür ve hemen karakola telefon eder. Polise:
-buuurrddaaa biiirrrr aaattt öölllüüssüü vvaarr der
polis nerede diye sorar. Kekeme anlatmaya calisir.
-Tooooooppp
polis "Topkapıda mı?" der
-Haaaayyyiiiiirrr
polis sinirlenerek telefonu kapatir.
5 dakika sonra kekeme tekrar arar ve:
-bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ollluuusssuu vaaaaarrrr der
polis tekrar nerede diye sorar. kekeme:
-Toooooooopp diye baslar.
Polis yine sinirlenerek telefonu kapatir.Kekeme bir saat boyunca her bes dakikada bir arar
ayni seyleri soyler ve sonunda polis telefonu kapatir.Aradan 2 saat geçer ve bu sure içinde
kekeme hiç aramaz
Polis tam kurtuldum diye dusunurken kekeme tekrar arar ve
-buuuurrr ddddaaaa bbbiiiiiiirrrr aaattttttt ooollluuussssuu vaaaaaarrrrrr der.
polis tekrar sorar nerede Topkapi dami?
Kekeme şöyle der;
Ooorrrraaaaayyyyyyaa ggöööööötttüüürrrdddüüümmmmm!!
KARISIKLIK
Temel oksurukten Dursun da kabizliktan sikayetcidir.Beraber doktora giderler.Doktor Temel'e oksuruk surubu Dursun'a da mushil verir. Bunlar ilaclari karistirirlar. Bir hafta sonra doktor Temel'e:
- Nasil oldu? Hala oksuruyor musun?
- oksurmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey.
Temel Net
Temel iş için başvurmuş.
- Önce bilgi testinden geçmen gerek, demişler ve sormuşlar,
- Internet ne demektir?
- İşe ciremedum temektur.
Ayakkabı
Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor. Çok heyecanlı,bir önceki adaya soruyor:
- Ne sorayiler?
- Ayakkabı.
Temel'in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar:
- Dört ayaklıdır, miyav miyav der. Temel soruyor,
- Bağcıkli midur?
EŞŞEK
Birgün Temel eşeğiyle köyüne dönerken yolda gördügü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eşeğinin üstünde kolayca eriştiği elmalarla bir güzel karnını doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahce sahibi ikisini de görür ve yakalar.Önce bir güzel eşeği döver, ardından da köşede bekleyen Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar :-Tamam tövdün, anladık ta sana pirşey sormak
isteyrum!-Sor bakalım. -Neden önce beni degul de eşegi dövdün ? -Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan !...
İYİLİK MELEĞİ
Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş tam uçağa binerken kulağında bir ses : -Binme, bu uçak düşecek! Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş. İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış : -Uçak düştü kurtulan olmadı! Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında : -Binme bu trene, raydan çıkacak! Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş gelmiş eve,sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş : -Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı... Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses : -Bu otobüse binme, freni patlayacak! Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış : -Sen kimsin yahu? -Ben senin iyilik meleğinim! Adam iyice kızmış : -Ulan evlenirken neredeydin!
İKRAM
Adamın biri yabancı bir şehirde bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur : -Pek susadım, buralarda su bulamadım lütfen bana bir bardak su verir misiniz? Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra : -İstersen ayran getireyim, der. Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı içtikten sonra çocuk : -İstersen daha getireyim, der. -Zahmet olur yavrum. -Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik! Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır : -Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!
HEPSİ BİRDEN
Oymakbeyi, izci adaylarını karşısına toplamış onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu : -Bakın çocuklar, dedi.Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara...Yaşlılara...Muhtaçlara... Her sabah okula geldiğiniz zaman size birgün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım.Tamam mı? Ertesi sabah Oymakbeyi çocukları toplayıp sordu : -Söyleyin bakalım...Dün ne gibi bir iyilik yaptınız? Bütün çocuklar, hep bir ağızdan : -Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim. Adamcağız şaşırdı : -Hepiniz mi? -Evet efendim, hepimiz birden. -Neden? Çocuklardan biri cevap verdi : -Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!
KIL
Temel çok acıktığı bir gün yeni açılan bir lokantaya gitmiş. Hemen girer girmez masaya oturmuş bir tabak mercimek çorbası istemiş. Aradan 15 dk. geçtiği halde çorba gelmeyince Temel tekrar istemiş. Fakat hala gelmiyormuş. Bu sırada Temel' in gözü yan masaya takılmış. Gazete okuyan adamın önünde dolu tabakta çorba bekliyormuş. Temel hemen çaktırmadan çorbayı yürütmüş ve içmiş. En sonuna gelince bir de bakmış ki; dibinde bir kıl.Çorbayı geri tekrar tabağa kusarak boşaltmış. Bu sırada adam kafasını gazeteden kaldırmış ve: -Ne o birader, dibindeki kılı sende mi gördün demiş.
10 ZENCİ
Köleler ciftlikten kacarken sihirli lamba bulmuslar ve cini lambadan cikarmislar.Cin 10 zenciye sormus: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkInIz var.1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demis, olmus. 10. zenci tebessum etmeye baslamIs. 2. zenci de beyaz olmak istedigini soylemis, olmus.10. zenci sIrItmaya devam etmiş.3. zenci de beyaz olmus diledigi dilegiyle... 10. zenci kIkIrdamaya baslamIs. 4. zencinin de istegi aynI... 10. zenci gulmeye devam...5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yonunde istegini kullanmIs. sIra 10. zenciye gelmis ama adam yerlerde...Gulmekten geberiyor. Cin istegini sormus... Adam nefes almaya fIrsat buldugu bi ara istegini garip bir bogurtu ile belirtmis: "HEPSiNi ZENCi YAP!".
TEMEL'E ANNESiNDEN MEKTUP
Sevgili oglum Temel,Senin hızlı okuyamadıgını bildigim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.Artık, senin büyük şehre gittigin sırada yaşadıgımız evde yaşamıyoruz.Baban bir gazetede, insanların başına genellikle evlerinin 2 km civarındaki bölgelerde kaza geldigini okumuş;o yüzden taşındık. Sana yeni adresi veremiyorum çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri degişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler.Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine 4 gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektigimden beri bir daha o gömlekleri görmedim.Geçen hafta sadece iki kez yagmUr yagdı. ilki 3 gün sürdü; ikincisi ise dört gün.Benden istedigin yelegi postaya verdim, ancak halan, o koca dügmelerle paketin çok agır olacagını söyledi; o yüzden dügmeleri kopartıp yelegin cebine koyduk. Orada bulabilirsin.Sevgiler,
Annen(Safinaz)
NOT : Sana biraz da para gönderecektim ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum.
ELEKTRİKLİ TESTERE
Trabzon'da bir grup laz cok agac kesebilmek icin Amerika'dan motorlu testere getirtmeye karar vermisler. Gerekli baglantilar kurulduktan sonra para odenmis ve birkac tane elektrikli testere alinmis.Garanti kagidinda da gunde enaz 500 tane agac kesecegi belirtiliyormus.Herneyse, bizimkiler koyulmuslar ise. Aksam oldugunda en fazla agac kesen Temelmis ve sadece 50 tane agac kesmis Dogal olarak herkes sasirmis.Bir sonraki gun Temel zorlayarak sayiyi 100 e cikarmis.Daha sonraki gun aksam Temel yerinden kalkamaz hale gelmiş ama sadece 150 tane agac kesebilmis. Artik bizimkiler Amerika dan bir yetkili cagirmaya karar vermisler. Yetkili gelmis ve birlikte ormana gitmisler.Amerikali motorun ipini cekip calistirmis ve cikan ses uzerine bizimkiler hep bir agizdan:
- Uyy o ne daa ?
KAZ
Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler..Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus.Padisah, ihtiyari selamlamis." Selamunaleykum ey pir'i fani..."" Aleykumselam ey serdar'i cihan..."Padisah sormus." Altilarda ne yaptin ?"" Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..."Padisah gene sormus." Geceleri kalkmadin mi ?"" Kalktik...Lakin, ellere yaradi..."Padisah gulmus." Bir kaz gondersem yolar misin ?"" Hem de ciyaklatmadan..."Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar.Padisah basvezire donmus." Ne konustugumuzu anladin mi ?"" Hayir padisahim..."Padisah sinirlenmis." Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelle ni alirim."Korkuya kapilan basvezir padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor.." Ne konustunuz siz padisahla..."Adam, basveziri soyle bir suzmus." Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.."Basvezir, yuz altin vermis." Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin.Nereden anladin padisah oldugunu.."" Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.." Vezir kafasini kasimis." Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..."Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis." Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak,yemek bulamiyoruz dedim."Vezir bir soru daha sormus..." Geceleri kalkmadin mi ne demek ?"Adam bir yuz altin daha almis." Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz.Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim..."Vezir gene kafasini sallamis." Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..."Adam gulmus." Onu da sen
bul..."
GİYOTİN
Naziler Uc Ingiliz,Fransiz ve Laz'i esir almislar ve sonucta olum cezasi carptirmislar.idam günü gelip çatınca, askerler soruyor:- Beyler Giyotinle mi olmek istersiniz, asılarak mi, kurşuna dizilerek mi?Ilk once Fransiz yanit verdi:- Benim atalarim hep giyotinle olduler ben de giyotinle ölmek isterim.Peki demişler, almislar kafasini yerlestirmisler giyotine. Giyotini ustten birakmışlar. Ama tam kafasina 2 santim kalinca giyotin durmuş. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. Cunku bu durumda Fransiz kurtulmuş. Aynı soru İngilize yöneltilince İngiliz: - Arkadaslar, Asilarak olmek cok kotu, kurşuna dizilmekse vatan haini gibi ölmek oluyor, siz beni de giyotinle oldurun. Ingiliz uyaniklik yapiyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar.Ama olay ayni sekil cereyan ediyor. Sonucta Ingiliz de kurtuluyor. Sıra bizim laza geliyor. Bizim Temel de uyanik:- Arkadaslar asılarak ölmek gercekten cok kotu. E giyotin de bozuk. Siz iyisi mi beni kursuna dizin.
ZATEN
İki afacan kavga ediyorlardı.Birinin sonunda kafası kızarak,ötekine: "Hıhh,benim babam senin babanı döver!!"dedi "Tabi döver.Babamı annem bile dövüyor
zaten..."
BOZUKMUŞ
Ufaklık,az önce çikolata aldığı dükkandan içeri girdi. "Bakkal amca,deminki çikolata bozukmuş paramı geri ver."
"İyi ama yemişsin bile..." "Elbette,yemeden bozuk olduğunu nereden anlayacaktım ki?"
SİNYAL
Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.
- Calisayi,
Calismayi,
calisayi,
calismayi.....
AVCı TEMEL
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliginde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel:`Yatın yere, tavşan deligi !' Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çikar.Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına. Temel :`Yatın yere, tilki deligi !' Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel :`Yatın yere, ayı ini !' Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. ıyice keyiflanan avcılar yürümeye devam ederler.Kısa bir zaman sonra kocaman bir deligin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar. Temel : `Uşaklar ne çıkacagını bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza !' . . . Ertesi gün gazetelerde :`Dört avcı tren altında can verdi...'
KIYAMET
Gunun birinde Bill Clinton, Fidel Castro ve Bill Gates kendilerini tanrinin yaninda bulmuslar.Tanri bunlara donmus: " Sizi buraya cagirdim cunku 2000 yilinda kiyametin kopacagini cemaatlerinize haber vermenizi istiyorum" demis.Daha ne oldugunu anlayamadan bi de bakmislar ki evlerindeler... Clinton, hemen ulkenin butun televizyonlarina haber vermis ve canli yayina cikmis: "Sayin vatandaslarim, size bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi olani, "In god we trust" harbi harbi var. Yani bunca zaman bosuna inanmadiniz. Kotu olan ise 2000 yilinda kiyamet kopacak... Kastro'da bos durmamis hemen insanlarinin karsisina gecmis: "Yoldaslar uzgunum ama size iki kotu haberim var.Birincisi, bunca zaman kendimizi kandirmisiz, tanri gercekten de varmis! Ikincisi ise daha kotu, daha tanriya inanamadan hepimiz olecegiz, cunku 2000 yilinda kiyamet kopuyo." Bu arada Gates'de butun kurmaylarini toplamis havadis veriyo: "Baylar size iki iyi haberim var. Birincisi, tanri beni dunyanin en onemli uc kisisinden biri olarak goruyor. Ikincisi ise artik "year2000" problemini cozmemize gerek
kalmadi..."