SAYFA : 8
Şeker
İki Deli Hastenin Önün Deki Havuzun Başında Oturuyorlarmiş Birisi Kalkıp Havuza ŞEKER Atmış ve Havuzdan Bir Yudum Almış Sonra Tükürmüş. ARKADAŞINA :-Havuza Şeker Kattım Ama Tatlı Olmadı ARKADAŞI: -Tabi Olmaz Salak Karıştırmadın Da Ondan
Laz ın ajanlığı
Rus gizli haber alma örgütü KGB,ruslar hakkında çok gizli sırları ele geçiren üç ajanı(Amerikalı, ingiliz ve lazı) yakalıyorlar ve bunları konuşturmak için işkanceye başlıyorlar... Amerikalı kendisine ait bilgiyi 17. gün açıklıyor. İngiliz de 19. gün çözülüyor... Sıra laza geliyor. O'nuda konuştururlarsa herşey tamamlanacak. Ama laz bir türlü konuşmuyor. Artık 36. gün işkenceden getirip hücresine kapatıyorlar... Laz kafasını duvara vurarak: - Hatırla ulan eşşoğlueşek hatırla!
AFRIKA
Bir adam ucagiyla Afrika'nin uzerinde gezerken birden ucagi arizalanir ve ormanlik bir alana düşer.Adam ne yapayim ne yapayim diye dusunurken birden bir Afrika kabilesinin ona dogru yaklastigini gorur. Adam icinden "Iste simdi boku yedik" der. O anda dusuncesinde Nur yuzlu dedenin sesini duyar. - Hayir evladim boku yemedin. Peki ne yapmam gerek. - Suradaki mizragi goruyor musun? - Evet. - Al onu ondeki renkli giysili adamin tam kalbine batir. Adam mizragi alir ve adamin tam kalbine batirir. - Evladim iste simdi boku yedin.
KULAKTAN KULAĞA
Albay,binbasiya :Yarin günes tutulacak.Bu her zaman görülen bir sey degildir.Erleri talim elbiseleri ile alayi talim meydanina getirin de olayi görsünler.Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi verecegim.Sayet yagmur yagarsa, tabii bir sey göremeyiz.O zaman erleri,üstü kapali talimgaha götürürsün.Binbasi,yüzbasiya : Albayin emri ile yarin sabah saat dokuzda günes tutulacak. Bu her zaman görülenbir olay degildir. Sayet hava kapali olursa bir sey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapali talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapilacaktir. Yüzbasi,tegmene : Albayin emri ile yarin sabah dokuzda talim elbisesi ile günes tutulmasinin açilis merasimi yapilacaktir. Sayet yagmur yagarsa ki bu durum pek görülen bir olay degildir, Albay kapali talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Tegmen,basçavusa : Yarin sabah dokuzda hava güzel olursa,talim kiyafeti ile albay tutulacak. Kapali talimgahta yagmur yagarsa, alayin meydaninda manevra yapilacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay degildir. Basçavus,askere :Yarin sabah saat dokuzda kapali talimgahta Albayi tutacagiz.Sabah hepiniz talim techizat ile hazir olun.Askerler kendi aralarinda :Yarin sabah bizim basçavus Albayi tutuklayacakmis.
kemençe
lazın biri banka soymak için testereyle demirleri kesiyor tam bu sırada bekci gelmis ne yapiyorsun burda; laz hemen görmüyormusun kemençe çalayirum bekçi nasIl kemençe çalmak sesi çikmayi hemserum merak etme kemençenun sesi sabaha çikacak demiş ..
NE KOYSAYDIM?
Adam sünnetçi dükkanının vitrinine şemsiye koymuş, biri de merak etmiş : -Yahu sünnetçi vitrininde şemsiyenin işi ne be? Sünnetçi fena fena bakmış : -Yani vitrine ne koysaydım?
ROMANTİZME BAK
Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarını birbirine sarmış, dolaşıyorlardı.Erkek ahtopot eğildi, hafif sesle dişi ahtapotun kulağına fısıldadı :-Ne güzel bir gece, değil mi sevgilim?...Mehtap, yıldızlar, sen, ben... Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolaşıyoruz.
E MAİL HATASI
New york sokaklarının karla kaplandığı günlerde ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde iş gezilerinde olan karı koca Florida'da buluşup, yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede Birkaç gün geçirmeye karar verirler. Kocası eşinden önce gider Florida'ya ve ertesi gün için de eşine yer ayırttıktan sonra, ona bir e-mail gönderir. Fakat mesaj, adresi bir harf yalnış yazdığı için eşi yerine, birgün önce ölen, yaşlı bir papazın eşine gider. Papazın en az kendisi kadar yaşlı eşi bilgisayar ekranında mesajı okuyunca korkunç bir çığlık atar ve yere düşer. Zaten çok üzgün olan kadının bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve hemen herkes, yerde yatan kadına yardım için koşuşturmaya başlar. Kadıncağız bir süre sonra kendine gelir ve ne olduğunu soranlara bilgisayar ekranını gösterir. Ekrandaki mesaj ise şöyledir: "Sevgili karıcığım!Bugün buraya ulaşır ulaşmaz, yarın senin gelişinle ilgili bütün işlemleri tamamladım. Sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok çok sıcak... Seni özlemle bekliyorum. KOCAN !
Temel'in kamyon faciası
Temel kamyon şoförüymüş... Bir gün kamyonu ile yokuş aşağı inerken freninin patladığını farketmiş. İleriye doğru baktığında,iki yolun ayrıldığını, yolun bir başında kurulu bir pazar yeri ve yüzlerce insan... Diğer başında küçük bir çocuk, yolun ortasında oyun oynamakta... Temel çok hızlı bir şekilde düşünür :" Ula pazar yerine cirsem pi sürü insan ölür en iyisi çocuği ezeyum "Ertesi gün gazetelerde şöyle bir başlık" PAZARA GİREN KAMYON DEHŞET SAÇTI. 150 ÖLÜ" Hemen Temel'e sorarlar: -- Sende hiç kafa yok mu! Bu kadar insanı ezeceğine bari çocuğu ezseydin! Temel cevap verir: -- ula siz benu salakmi sandinuz? Tabi ki çocuği ezmeyu düşündüm ama çocuk pazara doğri koşinca pen ne yapiim!
Temel kaynanasını gömmüş
Temel bir gün kahveye yüzü yara bere içinde gelmiş.Kahvedekiler merakla halini sormuşlar... "Kaynanasını gömmeye gittiğini" söylemiş.Şaşkınlık içinde yüzünün halini sorduklarında "Kaynanasının gömülmemek için çok uğraştığını" söylemiş
VEFAKAR AİLE
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın gördüler. Oğul sordu : -Ne dersin baba, yiyelim mi onu? Baba bir an düşündükten sonra : -Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! dedi.
ŞEMSİYE
Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış. Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş. O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak : -Bu ne küstahlık,demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş. -Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!Neye uğradığını anlamayan er : -Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş :-Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?
ÖNEMLİ NEDEN
-Hayrola nereden? -Be be ben mi?Rad rad radyodan geliyorum... -Ne vardı radyoda? -Spi spi spi spiker sı sı sı sınavı vardı da...-Eeee, ne oldu? -Bı bı bı bırak yahu?Kı kı kıravat tak tak takmadık diye almadılar.
SAKAT ÇOCUK
Karısı hamile olan bir adama işyerinde aniden bir telefon gelmiş: "Beyefendi, bir bebeğiniz oldu acele hastahaneye geliniz" diye.Heyecanlanan adam hemen hastahanenin yolunu tutmuş. Doğum bölümüne gitmiş. Kendisini bir hemşire karşılamış.Adam durumu anlatınca hemşire: "Beyefendi, evet doğru bir çocuğunuz oldu ama malesef sakat doğdu" demiş. Habere çok üzülen adam: "Olsun çocuğumu gösterin bana" demiş. Hemşire:"Beyefendi, görmeseniz daha iyi olur çünkü çocuğunuz çok ileri derece spastik" demiş.Adam yinede:"Olsun o benim evladım, görmek istiyorum" diye diretmiş. Hemşire:"Peki öyleyse" deyip spastik çocuklar bölümüne geçmiş. Adamda peşinden gitmiş. İlk bölümde kolsuz çocuklar varmış. Adam: "Çocuğum burada mı?" diye sormuş Hemşire: "Hayır beyefendi, çocuğunuz ilerideki bölümlerde" diye yanıtlamış.Bir sonraki bölüme geçmişler. Buradada bacağı olmayan bebekler varmış.Adam yine:"Çocuğum burada mı hemşire hanım?" diye sormuş. Hemşire yine:"Hayır beyefendi, çocuğunuz daha ilerdeki bölümlerde" diye yanıtlamış.Bir bölüm daha geçmişler buradada hem kolu hem bacağı olmayan çocuklar varmış Adam yine heyecanla: "Buradamı çocuğum?" demiş. Fakat hemşire yine: "Hayır beyefendi" diye yanıtlamış.Üzülen adam bir sonraki bölüme geçmiş. Bu bölümde ise sadece kafa olan çocuklar varmış.Adam yine hüzünle: "Hemşire hanım, artık sanırım burada çocuğum" demiş. Fakat hemşire: "Hayır beyefendi, çocuğunuz şimdi gideceğimiz bölümde fakat isterseniz gitmeyelim çünkü çocuğunuzu görünce çok kötü olabilirsiniz"demiş.Adam yine ısrarla: "Hayır, ne olursa olsun o benim çocuğum" demiş. Hemşire "Peki o zaman" deyip bir sonraki bölüme gitmiş. Bu bölümdeki oda bomboşmuş. Sadece odanın ortasında bir masa,masanın üstünde bir kavanoz kavanozun içindede bir kulak duruyormuş. Adam hemen:"Bu mu benim çocuğum?" diye sormuş. Hemşire üzüntüyle: "Evet beyefendi, ama malesef çocuğunuz sağır" demiş.
HANGİSİ DAHA AÇIKGÖZ
Çok akıllı geçinirdi.Kapısında "ikinci kez gelen hastalardan yarım ücret alınır"yazılı doktora girdi.Gülerek : -Bakın doktorcuğum, yine ben geldim, hatırladınız mı beni?dedi.Doktor da güldü : -Tabii, hatırlamaz olur muyum? -Eeee? Muayene etmeyecek misiniz?İlaç vermeyecek misiniz? -Hayır gerekmez...Geçen gelişinizde verdiğim ilaca devam edin...
Eczacı Temel
Temel eczacilik fakultesini bitirmis.Fakat eczane açacak parası yok,Girmis bir eczaneye: - beyefendi sizde sogan var mı?Adam Temel'i başından savmış.Temel bu! Durur mu?hergün yeni saçma sorularla geliyormus...Birgun eczacı Temel'e:-Kardesim senin derdin ne? -Burayi bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkaç gün sonra Eczaneyi satan adam içeri girmis,Temel'e:-Siz de soğan varmı? demis... Temel adama 'biz de sogan var ama senin receten var mi?'demiş....
Bizim Temel Londra'da
Temel Londra'da bir otel odasında kara kara düşünüyor. "ulan! diyor. Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?" geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor..." Bana bir fisku! Yok böyle anlarlar... Bana bir raki! Yok böylede anlarlar...Bana bir bira! Tamam diyor böyle iyi anlamazlar. Ve aşağıya iniyor... Dirseklerini masaya dayıyor ve sesleniyor:- Barmen bana bi bira! Barmen Temel'i biraz süzdükten sonra: - Birader sen lazmısın?Temel: - uyyy nerden anladın? diyor. - Burası resepsiyon bar karşıda.
FBI
FBI eleman alimi icin duyuru yapar. Uc kisi basvurur.FBI binasinda adaylarin hepsiyle tek tek gorusmeler yapılmaktadir. Ilk adam iceri alinir ve su sorular sorulur.
"Karini seviyormusun?"
"Evet, efendim"
"Ulkeni seviyormusun?"
"Evet , efendim"
"Pekala,biz karini da getirdik.Su an yan odada." der ve masanin uzerine bir tabanca koyar.
"Simdi odaya gir ve karini oldur!"
Adam silahi alir yan odaya gecer. 5 dakika hic ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri doner. Kravati gevsemis,ter icinde kalmistir.
"Yapamiyacagim efendim." der ve orayi terk eder.
Ikinci adam iceri alinir. Ayni sorular sorulur.ayni yanitlar. Ve ona da iceri girip karisini oldurmesi soylenir. Adam yapamayacagini soyler ve ayrilir.
Son adam girer. Ayni sorular. Ayni cevaplar. Ona da iceri girip karisini oldurmesi soylenir. Adam iceri girer. 5-10 saniye sonra icerden silahsesleri gelmeye baslar.
BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM ....
Derken kisa bir sessizlik ve ardindan gurultulu bir cam kirilmasi duyulur.
Adam iceri girer , biraz terlemistir. FBI personeli sorar "Ne oldu ?" Adam cevaplar..
"Efendim bana verdiginiz silah kurusiki cikti, o yuzden onu pencerden asagiya atmak zorunda kaldim"
TAMPON
Uc mahkum cezaevi yolundadir.Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin bir esya getirilmesine izin verilmistir.Otobuste, biri digerine doner ve sorar, "ee, sen ne getirdin ?", diger mahkum bir kutu boya kutusu cikarir ve bunlarla herseyi boyayabilecegini soyler. ve birinci mahkuma sorar, "sen ne getirdin ?". Oda, yanindaki kutuyu acar ve icinden iskambil kagitlarini cikarir. "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kard oyunu oynayabilirim"der. Ucuncu mahkum kosede sessizce siritarak oturmaktadir. Diger iki mahkum farkeder ve sorarlar, "Sen niye kendinden eminsin o kadar, sen ne getirdin ?" ucuncu mahkum bir kutu cikarir ve gulerek "bu tamponlari getirdim," der. diger iki mahkumunda kafasi karismistir, merakla sorarlar,""Bunlarla ne yapabilirsin ki?" ucuncu yine siritir ve kutuyu gostererek "Kutuda yazdigina gore, bunlarla at surebilir, yuzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmisim"
CİDDİ MAĞAZA
Adamin biri, yeni acilan luks buyuk magazaya gitmis, satici kiza yaklasmis. "Bir kravat almak istiyorum.." Satici kiz son derece sirin bir tavirla: "Beyefendi, bizde musteriyi memnun etmek esastir. Kravat ipekli mi olacak yunlu mu?" "Ipekli.." "O zaman lutfen birkat yukari buyrun, ipekli kravatlar bir kat yukarida.." Adam bir kat yukari cikmis, baska bir satici kiz.. "Ben ipekli bir kravat almak istiyorum." "Beyefendi, kravat duz mu olacak, desenli mi?" "Desenli.." "Bizde musteriyi memnun etmek esastir, desenli kravatlar bir kat yukarida, lutfen ust kata buyurun.." Adam bir kat daha cikmis. Yeni bir satici kiz.. "Ben ipekli ve desenli bir kravat almak istiyorum.." "Desenler cizgili mi, cicekli mi olacak?" "Cizgili.." "Bizde musteriyi memnun etmek esastir, cizgili kravatlar bir kat yukarida, lutfen bir kat yukari buyurun.." Adam bir kat daha cikmis.. Cizgiler kalin mi, ince mi, bir kat yukari. Zemin acik mi, koyu mu, bir kat yukari derken 18. kata gelmis. Ofke ile satici kizin yakasina yapismis.. "Ben ipekli, ince cizgili, zemini koyu, bir kravat istiyorum." "Kravati bu elbiseyle mi kullanacaksiniz?" "Hayir, evdeki elbisemle." "Beyefendi, bizde musteriyi memnun etmek esastir, bir uyumsuzluk olursa firmamizin prensiplerine ters duser, lutfen evden obur elbisenizi alir gelir misiniz?" Adam buyuk bir ofkeyle asansore gitmis. O sirada asansorun kapisi acilmis, icinden gene cok sinirli bir adam cikmis. Bir elinde bir klozet kapagi, belden asagisi da ciplak: "Iste popom, iste evdeki tuvaletin klozet kapagi. Verecekseniz verin artik su tuvalet kagidini."