SAYFA : 10
YAŞASIN
Pasifik'te bir ucak dusuyormus.Dengesini saglamak icin butun kargoyu bosaltmislar ama ucak dusmeye devam ediyor,o zaman hostes atlamak icin -gonullu olup olmadigini ucaktakilere sordu.Bir fransiz - bana bir sampanya verin ve Yasasin Fransa diye atliyor Sonra bir alman - bir bira isteyerek,Yasasin Almanya diye atladi Sonra bir rus bana bir votka verin dedi siseyi bitirdikten sonra Yasasin Afrika bagirarak iki tane zenciyi firlatmis....
YAKMADI MI?
Amerikalinin biri Turke Bak biz teknolojide nekadar ilerideyiz Aya bile gittik. Turk:Hadi be Ayda neymis biz Gunese gittik. Amerikali: nasil gittiniz ya? yakmadimi? Turk: Hayir biz Geceleri gidiyoruz.
ÖNEMLİ BİRİ
Bir gün Papa vaaz vermek üzere Amerikaya gitmiş. Havaalanında şoförünü bulamıyınca taksiye binmeye karar vermiş. İyice geç kalmış olan papa trafik de sıkışınca sinirlenip taksi şoförüne "Geç arkaya ben kullanırım" demiş. Trafik kurallarına uymadan epey yol kat eden papa yı biraz sonra polisler çevirivermiş. Papayı anında tanıyan polis memuru "Sizin için ne yapabilirim papa hazretleri" diyince papa durumu izah etmiş. Hemen telsizle 50 polislik bir eskort yardımı isteyen polis memuruna sormuşlar "Kimin için istiyorsun bu eskortu?" Polis de "Vallaha bilmiyorum ama şoförlüğünü papa yaptığına göre önemli birisi olmalı"demiş.
DİLEK
Temel bir gun yolda giderken bos bir siseye tekme atar, sisenin icinden cin cikar ve Temel'e:" dile benden ne dilersen" der. Temel de cine cevap verir:" OZUR DILERUM"
HIRSIZ
Bir gece Hoca'nın evine hırsız girer,evde ne var ne yok hepsini çalar,evine götürür. Bu sırada onu gözetleyen Hoca eşyasının kalanlarını sırtına alarak hırsızın evine götürür. Hırsız hayretle sorar:"evimde bu saatte ne arıyorsunuz?"Hoca gayet sakin:"oğlum biz bu eve taşınmadık mı?"
NEFES AL NEFES VER
Temel yeni bir volkmen satın almış.Kulağına takarak yolda yürümeye başlamış.Aniden dişine ağrı girince başlamış doktor aramaya.Nihayet bir doktor bulup içeriye girmiş.Doktora dişinin çok ağrıdığını söyleyince doktor oturun bir bakayım demiş.Temel koltuğa oturunca doktor kulaklıkları çıkarmasını söylemiş.Temel "sakın ha aman elleme yoksa ölürüm demiş" Doktor hayret içinde "beyefendi kulaklıkla ölmenin ne alakası var"deyince Temel "sen bilmezsin aman ha elleme"demiş tekrar.Doktor iyice merak etmiş tekrar "beyefendi lütfen dalga geçmeyinde kulaklığı çıkartın"demiş.Temel tekrar"Aman ha ölürüm sakın elleme"deyince doktor sinirlenerek kulaklığı çekip almış Temelin kulağından.Birde bakmışki Temel ölmüş.Heyecanla kulaklığı alıp takmış birde ne duysun " NEFES AL NEFES VER " diyor.
GENÇLİK
Hoca birgün bir dereden geçiyormuş,bir taştan diğer bir taşa atlarken koyuruvermiş -İhtiyarlıktan diye söylenivermiş Çevresine bakınınca kimseyi görememiş -Gençliğindede birşey değildinya demiş
SALAK
İSTANBULA İLKKEZ GELEN TEMEL OTEL ARAMAYA BASLAMIŞ BİR OTELE GİRMİŞ BOŞ ODANIZ VARMI DİYE SORMUŞ OTEL SORUMLUSU MALESEF HİÇ BOŞ ODAMIZ KALMADI FAKAT İKİ YATAKLI BİR ODAMIZ VAR AMA YATAĞIN BİRİNDE BİR ZENCİ KALIYOR İSTERSENİZ SİZE YATAĞIN BİRİNİ VERELİM DER. TEMELDE MECBUREN KABUL EDER. ODAYA GİRERKEN BU ZENCİLERDE KOÇ PİS OLURLAR,KARA ZENCİ DEYEREK SÖYLENİR BU ARADA TEMEL OTEL GÖREVLİSİNE BENİ SAAT 6.00 DA LUTFEN KALDIRIRMISIN DER. TEMELİN SÖYLEDİGİ SÖZLERİ DUYAN ZENCİ TEMELİN ELİNİ YÜZÜNÜ SİYAH BİR BOYAYLA BOYAR. SAAT 6.00 OLUNCA ODA SERVİSİ TEMELİ UYANDIRIR TEMEL ELİNİ YÜZÜNÜ YIKAMAYA GİDER VE AYNAYA BAKAR BU OTELİN SAHİBİ ÇOK SALAK BENİ KALDIRCAĞINA ZENCİYİ KALDIRMIŞ DER.
BİZE NE??
temel ve dursun uçağa binmişler.10 dakika sonra kaptan düşüyoruz herkes başının çaresine baksın demiş dursun korkarak ne edeceğuz temel demiş temelde haçen pizene babamizin uçağumu bu........
DİLENCİ
Kadıncağız kapının önündeki küçük dilenciye nasihat verdi: -Evladım niçin okula gitmiyorsun da burada dileniyorsun. -Gittim teyze, gittim ama çok az para verdiler.
TEST
NASRETTIN HOCA BIR GUN YOLDA GIDIYORMUS.BIR YAY BULMUS.AGZINA ATMIS KEMIRMEYE BASLAMIS.BUNU GOREN BIRISI HOCA HOCA NEYAPIYORSUN DEMIS. HOCADA YAYLA LEZZET TESTI YAPIYORUM DEMIS.
ERKEK OLAN
Bir gün Nasrettin Hoca bazı arkadaşlarıyle sohbet ederken ona kaç yaşında olduğunu sormuşlardı. "Kırk yaşındayım," diye cevap vermişti.Aradan on yıl geçer. Arkadaşlar bir gün Nasrettin Hoca'ya aynı soruyu sormuşlar. Hoca soğukkanlılıkla yine: "Kırk yaşındayım," diye cevap vermiş. Arkadaşlar hep bir ağızdan:"Nasıl olur, Hoca? Olamaz! On yıl önce kırk yaşndayım demiştin!"Nasrettin Hoca gülerek: "Erkek olan sözünü inkar etmez! Benim tek bir Allahım var ve tek bir sözüm var... Yirmi yıl geçerse de sorunuza aynı cevabı vereceğim..."
3 BAYAN - 3 ERKEK
Uc bayan ve uc erkek is icabi trenle bir seyahate cikmalari gerekir. Tren garina giderler. Uc bayan 3 bilet aldigi halde erkekler tek bilet alir. Bayanlar bunun sebebini sorduklarinda erkekler "bekleyin ve gorun" derler. Trene binerler ve tren hareket ettikten bir sure sonra uc erkek kalkip hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra konduktor gelir ve uc bayandan uc bileti alir. Tuvaletin onunden gecerken kapiyi tiklatip,"bilet lutfen," der. Kapi acilir ve bir el bileti uzatir. Bayanlar bunu gorurler. Taktigi kapmislardir. Donus yolculugu icin yine gara giderler. Bayanlar bu sefer tek bilet almislardir.Erkekler ise hic bilet almaz. Bayanlar yine sasirip sebebini sorduklarinda Erkekler yine bekleyip gormelerini soylerler. Bir süre sonra yolculuk baslar. Once bayanlar kalkip tuvalete girer. Ardidan da erkekler karsisindaki tuvalete. Konduktorun gelmesine yakin bir erkek cikip karsi kapiyi tiklar ve "bilet lutfen," der. Acilan kapidan bir el bileti uzatir. Bileti alan erkek diger tuvalete geri girer!..
GELECEĞİNİ BİLİYORDUMM
Hikayemiz Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma.. Ama insanlar yaşadıkça" kalacak cinsten.. Savaşın en kanlı günlerinden biri.. Asker, en iyi arkadaşın az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını
bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu.
"Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?" "Delirdin mi?" der gibi baktı teğmen. "Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik
deşik olmuş.. Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye
atma sakın.." Asker ısrar etti.. Teğmen "Peki git; dedi.. "Git o zaman.."
İnanılması güç bir mucize.. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı koşa koşa döndü.. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti.. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:
"Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bak haklı çıktım. Bu zaten ölmüş.."
"Değdi teğmenim" dedi, asker.. "Nasıl değdi?" dedi teğmen.. "Bu adam ölmüş görmüyor musun?.."
"Gene de değdi komutanım" dedi asker.. "Çünkü ; yanına ulaştığımda henüz sağdı.. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.."
Ve arkadaşını son sözlerini hıçkırarak tekrarladı teğmene:
"Jim!.. Geleceğini biliyordum!.." demişti arkadaşı.. "Geleceğin biliyordum!.."
Fare Kapanı
Adamın biri elinde "U" şeklinde küçük bir demir ve iki ucu arasında gözle görülmesi çok zor bir kıl testere ile buluşlara patent veren özel bir şirketin kapısını çalmış. Görevliler pek ciddiye almamakla beraber buluşunun ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını anlatmasını isterler.
Mucidimiz başlar anlatmaya: " Bu gördüğünüz alet son model bir fare kapanıdır. "U" şeklindeki bu kapanın uçlarından birine beyaz diğerine de kaşar peynir yerleştirilir. Daha sonra kapan farelerin umumi olduğu bir yere konulur. Peynirleri gören fare kapanın altına gelip, "Beyaz peynir mi yesem, kaşar peynir mi yesem" diyerek seçim yaparken, başını mütemadiyen sağa ve sola çevirmek durumunda kalır. Bu esnada göremediği kıl testere başını keser ve fare ölür."
Bu açıklamalardan sonra zeki mucid kendini bir anda kapı dışında bulur tabiki... Herneyse, çabuk pes etmez ve birkaç hafta içinde şirket yetkilileri ile bir buluşma daha ayarlar.
Başlar anlatmaya: " Bu sefer fare kapanından peynirleri kaldırdım, böylece daha ekonomik hale gelmiş oldu. Kullanımı ise aynı kolaylıkta. Kapan farelerin umumi olduğu bir yere yerleştirilir, ve kapanın altına gelen fare, kendi kendine sorar ve düşünür "beyaz peynir nereye gitti?, kaşar peynir nereye gitti?" İste tam bu sırada kafasını sağa sola çevirirken, kıl testere tarafından başı kesilir ve fare ölür."
KAMYON
Birgün, Temel kamyon alır. Fakat ehliyeti yoktur. Kendine bir şöför tutup, yola çıkarlar. Bir kaç saat sonra kamyondan garip sesler gelir.
Şöför Temel'e
- "Kamyonun vitesi kırıldı" der.
Temel sinirlenerek
- "Tabiki kırulir! Yola çıktiğimizden beri habire vitesle oynayir duraysun" der.
SORU
Temel oğluna sormuş:
- "su kaç derecede kaynar?"
Oğlu cevap vermiş
- "90 derecede"
Temel
- "Oğlum 90 derecede kaynayan dik açıdır".
UÇAK
Temel'le Dursun bir gün Rize'ye gitmek için uçağa binerler. Uçak kalkıştan hemen sonra arızalanır gibi olur.
Dursun Temel'e
- "Ula! ha bu uçak düşüyi" der.
Temel
- "Bi şey olmaz" der.
Bir dakika sonra motorun biri gider.
Dursun gene
- "Ha bu uçak düşüyi ha" der.
Temel
- "Ula bi şey olmaz" der.
Bir dakika sonra öbür motorda bozulur.
Dursun gene
- "Ula ha bu uçak hakikatten düşüyi" der.
Temel'de
- "Ula düşersa düşsün, babanın malımidur da!" der.
SAĞ SOL
Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah, kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Daha sonra, onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, bir definenin haritası zannediyorlarmış.
Bir gün Temel Reis ölmüş.
Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı kasadan çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş:
- "Sancak sağ, iskele sol."
APTALLIK
Temel'e
- "Her dakika aptallığını niye gösteriyorsun?" diye sorarlar.
O da cevap verir:
- "İnsanın pi şeyi var da cöstermezse ne faydası olayı?