Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

SAYFA : 12


KAÇ DUA

Tursun Sormus Temele: Ula Temel Sen kac dua biliyorsun; Temel: Dort adet dua pileyrum demis. Tursun Hangilerini pileysun demis; Temel: Uc ihlas bir Elham'i pileyrum daaa


KESILDUM

Temele dursun karadeniz sahilinde oturuyorlarmis temel dursuna demiski gel beraber amerikaya yuzelim iki kafadar karadenizden baslamislar yuzmeye fikra ya amerika yaklasmislar ozgurluk anitini gormusler tam bu sirada bizim temel dursun ben kesildum geri doneyrum demis. 


REKLAM

Adamin biri gece ruyasinda oldugunu gormus ve adama sormuslar Cennet'emi girmek istersin yoksa Cehennem'emi Adam bir goreyim sonra karar vereyim demis.Cenneti gostermisler herkes sakin,sakin oturuyor,Bir de cehennem'i goreyim demis Cehennem' e goturmusler Herkes icki iciyor,kumar oynuyor guzel kizlar var,tamam demis burayi isterim.Sabah kalktiktan sonra ruyasinda gorduklerini hatirlamis ve olup ruyasinda gordugu Cehennem'e gitmeye karar vermis.Intahar edip olmus ve Hesap'a cekildikten sonra Cehennem'e gitmesine karar verilmis.Adam sevinerek cehennem'e dogru yol almis.Cehennem'in kapisi acilmis ve kaynayan kazanlari,atesleri gormus ve ben buraya girmem dun benim gordugum cehennem boyle degildi orasi cok guzeldi demis; Oradaki gorevliler ise dun senin gordugun Reklamlar'di esas cehennem burasi demisler ve adami iceri atmislar.


MÜJDE

Koca: "Müjde karicigim, hani daha pahali bir evde oturalim diyordun ya, en sonunda istedigin oldu...." dedi. Kadin: "Tasiniyor muyuz?" diye sevincle sorunca, kocasi : "Yok canim, ev sahibi kirayi arttirdi da". 


HAMAM BÖCEĞİ

Temele hocasi birgun 'Temel soyle bakim bu alemdeki en temiz hayvan hangisidir?' Temel hemen Hocam 'Hamam Bocugu' demis..


TERS

Temel bir gün e-5 karayoluna ters yönden girmiş. Bunu fark eden trafik polisleri yol üzerinde seyreden araçları uyarmak için telsizden "e-5 te bir araç ters yönde seyretmektedir." diye anons yapmışlar. Bunu duyan Temel "Ulan pi tane olirmi punların hepsi ters geleyi" demiş. 


SENI GECSEM YETER

Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuslar. Birsabah bir aslanin kukreme sesiyle uyanmislar.Temel hemen spor ayakkabilarini giymis, baglarini baglarken Dursun ula Temel ne bu telas aslani gecebilecegini mi dusunisin deyince Temel ula SENI GECSEM YETER demis.


NE DİYE

bir gun ucakta giderken karganin biri habire hostesi cagiriyormus,daha sonra hostes gelip ne istedigini sorunca : hiccc ibnelik olsun diye..diyormus bunu izleyen essek te olayi hayretle izliyormus. karga gene hostesi cagirmis hostes niye yaptigini sormus.krga hiccc ibnelik olsun diye demis.bu sefer bunu goren essek dayanamamis ve oda hostesi cagirmis hostes niye cagirdigini sorunca hiiiiic ibnelik olsun diye demis sonun da hostes dayanamamis ve pilota sikayet etmis ve pilot bunlari ucaktan asagi atmis. Havada yere duserken essek kargaya kufrediyormus ulan ne geldiyse senin yuzunden geldi diye..Karganin essege cevabi: olum ucmasini bilmiyon ne diye ibnelik yapiyon! 


GELİŞ FİYATI

2'ci Dunya Savasi sirasinda Rus ordulari geri celiyorlar.Ve rus generali durumu kurtarmak icin askerleri tesvik etmeye karar vermis.Her getirilen olu nazi icin 10 ruble vaad etmis.Askerler saldirdilar.Catismadan sonra kimi 1 kimi 3 cesed getiriyorlar ve paralarini cash aliyorlar.Bu ara bir yahudi asker bir vagon surukleyerek getirdi Vagonun kapisini acti - icerisi ceset doluydu General bunu gorunce sasirdi ve askeri kenara cekerek soyle dedi. ' Asker ,anlarsin ya butcemiz zaif ,haydi ben sana 7.50 ruble cesetbasi verim' Asker 'olmaz' dedi' zaaten bana gelis fiyati 8.30 ruble ' 


ALKIŞ

Temel ingiltereye gitmek üzere uçağa binmiş.uçağın içindeki herkez ingiliz bir tek temel türkmüş. uçak kalktıktan bir süre sonra kaptan pilot uçakta çok fazla yük olduğunu söylemiş ve fazla eşyalarınızı uçaktan atın demiş.Herkez fazla eşyalarını uçaktan atmış.Pilot tekrar bir anons yapmış ve herkezin yukarıdaki demirlere tutunmasını söylemiş ve uçağın tabanını atmış.yolcular yukarda demirde tutunuyorlarmış.Pilot, bir kişi kendini aşağıya atarsa kurtuluruz demiş, ve herkez yabancı olduğu için temele bakmış .Temel atlamayı kabul etmiş.şöyle demiş:ben kendimi uçaktan atacağım fakat atlamadan önce alkış isterim demiş 


BU YAŞTA

Bes seneden beri Temel ile Fatma kizlice aksamlari bahcede bulusurlar. onlar birbirine o kadar asikki aynen mecnun ile leyla gibi. sadece 45 dakika göresebiliyorlar. Ee gün gecdikce geciyor ikiside 27 yaslarina geldiler. Bir aksam temel ile fatma yine bahcede bulusurken Fatma birazcik sinirliydi. Temel fark edip sordu sevgilisine ." Sana ne oldu?" fatmada," yahu temel artik olumuyor. Artik millet fark edecekler diye korkuyorum". Temelde " ne yapalim?" Fatma " evlenmeliyiz!" Temel," Ama bizi bu yasda daha kim alirki?"


ALLAH ALLAH

amerikalı bir mühendisle bizim temel istanbul da geziyorlarmış galata kulesini görmüş -bunu ne kadar zamanda yaptınız diye sormuş temel -1 ay demiş amerikalı -biz bunu 1 haftada yaparız demiş gezerlerken bu seferde sultanahmet camiini görmüş -peki demiş -bunu ne kadar sürede yaptınız temel -6 ay demiş amerikalı -biz bunu 3 ayda yaparız demiş yine gezerlerken boğaz köprüsünden geçiyorlarış amerikalı sormuş -bunu ne kadar sürede yaptınız temel -5 ay demiş amerikalı -biz bunu 3 ayda bitiririz demiş sonrada fatih sultan mehmet köprüsünü görmüş amerikalı böbürlenerek -bunu ne kadar sürede yaptınız demiş temel bu sefer -Allah Allah demiş -dün geçtim bu yoktu ne zaman diktiler acaba


İMZA

Adamın biri kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine kadar gider. Fakat evde bulamaz. Öfkesinden kapıya büyük harflerle ESEK yazıp geri döner. Bir kaç gün sonra o kişiden şöyle bi yazı alır: -Bize gelmişsin. kapıya attığın imzadan anladım. 


KILIBIK

Boğa ile aslan oturmuş içiyorlarmış.Aslan bi süre sonra müsade istemiş,boğa bırakmamış.Vakit iyice geç olmuş.Aslan yine kalkmak isteyince boğa, aslanın damarına basmış: -Amma kılıbıksın yahu! Aslan cevap vermiş: -Tabi kılıbığım ya! Beni evde seninki gibi bir inek değil, dişi bir aslan bekliyor 


Temel'in Fıkraya Gülüşü

- uyyy Temel! Kaç defa gülersun bi fikraya daaa?
- Bi defa fıkra anlatılınca gülerim, bi de fıkrayı izah ederler ona gülerum, asıl fıkrayı anlayınca çok gülerum.


Afrika'da Bir Fil Nasıl Avlanır?

Bir Matematikçi önce Afrika'ya gider. Oradaki fil harici herşeyi dışarı atar. Geri kalanlardan birini avlar.
Tecrübeli bir matematikçi ise, Afrika'ya gitmeden önce orada en az bir tane fil olduğunu ispatlar; sonra gider. Bir bilgisayar mühendisi bu işi adım adım gerçekleştirir: 
1- Afrika'ya git 
2- Ümit Burnu'ndan Doğu-Batı çizgisinde okyanusa kadar, 
3- Sonra da kuzeye doğru Akdeniz'e kadar tüm kıtayı tara. 
4- Bir canlı varlıkla karşılaşınca 
....a- Bilinen bir file benziyorsa dur ve o fili vur. 
....b- Benzemiyorsa, bir fille karşılaşıncaya kadar bu döngüyü devam ettir. 
Deneyimli bir bilgisayar mühendisi ise, bu döngünün bir şekilde sona erebilmesi icin Mısır'da Kahire yakınlarına önceden bir fil yerleştirir.
Bir işletmeci fil vurmaz. O, sadece gerekli ücret verildiği takdirde fillerin kendi kendilerini vurabileceklerine insanları inandırmaya çalışır.
Bir politikaci asla fil vurmaz. Fil vurmaya bile gitmez. O, en fazla fili en kısa zamanda kendisinin avlayacağını anlatarak halkı inandırmaya çalışır.
Bir Endüstri mühendisi fil vurmaya gitmez, yerine bir avcı gönderir. En verimli bir sekilde bu işi halletmek icin tabii ki avcının şapkasının büyüklüğünü, tüfeğin atış menzilini, filin atış için bulunması gerekli optimum mesafeyi önceden hesaplar. Ama herşeyden önce, birinin ona "fil" denilen varlığı tarif etmesi gerekmektedir.
Üç istatikçi fil avına çıkmışlar. Biri tüfeği ateşlemiş, mermi filin 10 m. sağından geçmiş. Öteki ateşlemiş, mermi filin 10 m. solundan geçmiş. Üçüncüsü sevinç içinde bağırmaya başlamış: "Vurduk! Vurduk!"


Temel İstanbul'a Gidecek 

Temel uçakla Trabzon'dan İstanbul'a gidecek, ama yolculuğun ne kadar süreceğini merak ediyor. THY Trabzon şubesini arayıp sormaya karar vermiş: - Alo Ben Temel, Uçak ile Trabzon'dan İstanbul' ne kadar sürede gidileyi? Telefona çıkan bayan: - Bir saniye efendim.... deyip önündeki kağıtları karıştırmaya başlamış. Temel de: - Uyyy. O kadar kısa muu? Teşekkür ederim.... diyerek telefonu kapatmış. 


WorldPerfect Müşteri Yardım Hattı 

Tüketici hakları konusunda Müşteri her zaman haklı mı? sorusunu irdelerken çesitli ülkelerdeki mahkemelik olaylari araştırmışlar ve buldukları belgelerden birisi. Olay gerçek..! WorldPerfect (bilgisayarı -elektrikli- daktilo gibi yapan bir programın yapımcısı) Bu şirketin müşteriye yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşmasını okuyacaksınız. Bu konuşma sonrası WorldPerfect görevlisi işinden kovuluyor. Kovulan görevli WorldPerfect'i kendisini "Gerekçesiz" işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İste bu konuşmanın deşifresi. - WorldPerfect yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim. - WorldPerfect`te bir sorun oldu. - Nasıl bir sorun? - Yazı yazıyordum, birden bütüün kelimeler gitti. - Gitti mi? - Yokoldu! - Ekranda şu anda ne görüyorsunuz? - Hiç bir şey. - Hiç bir şey mi? - Yazdığım hiç bir şey ekrana cıkmıyor. - Hala WorldPerfect programında mısınız yoksa programdan çıktınız mı? - Bunu nereden bileyim. - Ekranda bir "C" harfi goruyormusunuz? - Bir "hece" mi.. - Boşverin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mı? - Söyledim ya hiç bir şey yazmıyor. - Monitör üstünde yanan bir lamba var mı? - Monitör ne? - Ekranı olan yer, televizyon gibi.. Calıştığını gösteren küçük bir lamba var mı? - Bilmiyorum. - Monitörün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz? - Evet. - Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlı mı bana söyleyin. - Baglı. - Harika. - Monitörun arkasına bakınca bağlı olan tek kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi? - Görmedim. - Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonunda bağlı olması lazım. - Evet buldum. - Tamam, şimdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı diye bakın. - Kabloya ulaşamıyorum. - Ulaşmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz? - Olmuyor. - Bir şeyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına baksanız... - Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için bakamıyorum. - Karanlık? - Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık yetmiyor. - Ofisin ışıklarını yakın. - Yanmaz. - Neden? - Elektrikler kesik. - Elektrikler mi kesik. Tanrım..! (kısa bir sessizlik) Bilgisayarın kutusu, kitapları herşeyi duruyor mu? - Evet dolapta. - Şimdi bilgisayarı toplayın, aynen aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin. - Durum bu kadar kötü mü? - Korkarım öyle! - Peki tamam. Onlara ne diyeceğim? - "Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım" diyeceksiniz. 


MENÜ

Adamın biri hergun lokantaya geliyormus ve kendisine servis yapılınca (bos buyuk bi tabak, catal+bıcak+kaşık vs) menuye bakmadan alıp catalı veya bıcagı soyle boydan boya bi koklayıp, garsona donup 
-Bugun menunuzde falan filan mı var ?
Garson hayretler içinde 
- aaa, nası bildiniz efendim? adam sakin ve hafif gururla 
- ben bilirim delikanlı deyip siparisini verip yemegini yiyip gidiyor.
Bu bir sure hep boyle devam etmis ama garson bi turlu bunu nası yaptıgını ogrenememis ve en sonunda gidip şefe butun herşeyi oldugu gibi anlatmıs, adamın nası tertemiz catalı bi koklamayla menuyu saydıgını... Şef bunun üzerine eger o musteri tekrar gelirse servisi yapmadan kendisine haber vermesini soylemis. 
Adam ertesi gun aynı saatte yine gelmis ve garson elemanı gorur gormez sefe haberi ulastırmıs. Orada bi bulasıkcı bi kadın varmıs, kadın terden pislikten batmıs zaten; tutup bay sef musteriye gidecek catalı kasıgı tabagı ne varsa hepsini o kadının koltuk altına yuzune gozune butun terini silecek kadar surmus ve bir iki dk catal vs.deki terin kurumasını bekleyip vermis onları garsona ve pis pis gulerek 
- Hadi bugun de bilsin bakalım menude ne varmıs ...
garson servisi yapar ve siparisi beklerken adam alır eline catalı ve boydan boya bi koklar ve hayret ve şaşkınlık icerisinde bir 
- Allah Allah der. Sonra bi kere daha dikkatlice koklar ve şaşkınlık icerisinde garsona donerek 
- Kezban sizde mi calısıyo ??


DÜŞMÜŞ

Lazın biri elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş. Birinin dikatini çekmiş. Lazı seyrediyormuş. Laz belediye otobüsüne binmiş eli hala belinde, inmiş yarım saat yürümüş eli hala belinde. Onu izleyen dayanamamış koşup, önüne geçmiş. "Kardeşim sen delimisin" demiş, laz "yooo" demiş. Adam, "hastamısın" demiş, laz yine "yooo" demiş. Adam, "Seni iki saattir izliyorum, elin belinde yürüyorsun" demiş. Laz bakmış, "Vay anasını, karpuz düşmüş" demiş. 


SAYFA : 13