Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

ÇOKÇA ÇÖL KOKUYORSUN DEMİŞTİ BİRİLERİ BANA UNUTMADIM


I.
/hergün beş kez abdest alıp namaz kılıyorum ancak
böylece yeğnileşip koşturuyorum kuşları ardımdan
ki yorulup düşenler oluyor;alıp okşuyorum onları,
öpüyorum gözlerinden ve gagalarından,bir de
karıncalar yok muhayatı yorumlayan bir öbek
toprak üzerinde.../

arapsoylu yağız atlar gibiyim bugünlerde
merityenler arası koşulardayım/doludizgin
elimde taze baharlar
yüreğimde körpe sevdalar
durmadan koşuyorum
ve sığmıyorum yarış pistlerine.
fakat bu insanlar
böyle nereye koşuyor
İspanya gibi yerlerde,
aşk nerede
ve nerede torunumun beyaz atı,
eyerleyin hemen
ki binip gitsin Ortadoğu'ya
ben İspanya'ya gideceğim çünkü.
FAKAT BEN NEREYE GİDİYORUM
FAKAT BEN NEREYE
FAKAT BEN
FAKAT
FA
F
FAKAT ÇOKCA ÇÖL KOKUYORSUN DEMİŞTİ BİRİLERİ BANA UNUTMADIM.

II.
/ve sonra herhangi bir çay evinde yürek gibi yerlerime
vuruyor bir şarkının ayrılıklara dair sözleri
ve ağlıyorum ve diyorum kiinfilak edebilir ağzımın içi
birgün çok sigara içmekten/
delirmemiştim henüz
bir kente kuş bakışı mesafesinden bakıp
insanlardan korkmamıştım.
ama tenha bir köşesinde kentin
meselâ merdiven başında bir evin
durmadan konuşup gözlerimizle
doyasıya ağlamıştık
unutmadım.
ama çokca çöl kokuyorsun demişi birileri bana
ama güzel şeylere soyunurdum o yıllar
özgün dostluklara söz gelimi
ve yağmurlarda ıslanırdım
ve soluksuz kalırdım
göklere doğru yürümekten
unutmadım.
güneş daha doğmamıştı iyi hatırlıyorum
bir çöldeydik nasılsa ve üç kişiydik
İstanbul yoktu,deniz yoktu,sen yoktun
ne diyorum,bir çölün ortasında üç kişiydik;
Kays,ben ve bir güzel çocuk,
-çocuk dediysem kutlu topuğu ile zemzem bulup içen çocuk-
yani durmadan çöldeydik
Kays kendinde değildi,ben kendimde değildim
Leylââââ sen kendinde miydin!
tarih milattan bilmem ne kadar sonraydı
İstanbul içimdeydi,ağlıyordu
ben İstanbul'dayım ağlıyordum
Leylââââ sen neredeydin,Üsküdar neredeydi?
Üsküdar'a gider iken
yağmurlar almadı beni.
ve şimdi ben,Bursa gibi yerlerde
ve biraz yeryüzünde
hançerli bir yürekle
en dik yokuşlara vurdum kendimi/yorulmadım
ama çokça çöl kokuyorsun demişti birileri bana
unutmadım....
divider.gif (2406 bytes)

ÖRT İZLERİNİ


ayrıl arkadaşlarından istasyonda
sabahleyin git kente, iliklenmiş ceketinle
bir dam ara ve bir arkadaşın çalarsa kapını:
aç, ah, açma
yine de
ört izlerini!
....
rastlarsan ana babana hamburg ya da başka bir yerde
yürü git bir yabancı gibi, yok ol köşede, tanıma
sana armağanları olan şapkayla gizle yüzünü
göster, ah gösterme yüzünü
yine de
ört izlerini!
işte burada, ye şu eti! çekinme!
git rastgele bir eve yağmur yağınca, otur bir sandalyeye
ama çok kalma! şapkanı da unutma!
söylüyorum sana:
ört izlerini!
....
ne söylediysen, bir daha söyleme
düşüncelerini bir başkasında bulursan: tanıma.
kimseye imzanı ya da resmini vermemişsen
kimsenin yanında bulunmamış ve kimseyle konuşmamışsan
nasıl yakalayabilirler seni!
ört izlerini!
....
dikkat, ölümü düşündüğünde
mezar taşın olmasın yattığın yeri belirten
üzerinde bir yazıyla seni ele veren
ölüm tarihinde seni açığa çıkaran
bir kez daha:
ört izlerini!
(budur bana öğretilen)
divider.gif (2406 bytes)

AĞLADIM

Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını,
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zatem ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim, unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben, senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
divider.gif (2406 bytes)

SALGI

ah evet,ben bir salgıyım bunu biliyormuydunuz
gözlerim bağlı geçerim tüm zamanlardan ve kapı önlerinden
olmasını beklediğim hiç bir şey yoktur,sadece
kapıları tıkırdatırım,kapıları
açanlara havadan sudan konuşurum,
keçiboynuzlarından
resim sergilerinden,kadavralardan,satış
elemanlarından
ben konuşur ve kendime bakarım
baktıkça bakarım kendime bir boşluğa
bakar ,bunu
hergün yaparım,kan
ter içinde,soluk soluğa

konuşurum ben
hem konuşur hem
koşarım içeri
sokulan bir soluk
gibiyim çünkü zorlanan
ve kabul görmeyen ve kovulan
kapı önleinden
ben böyle kendi
yolumda yürürüm hep/yürüdüm de
yemyeşil giysilerle bir çok kentin
tenha yerlerinde ve gecelerinde
erdem dağıttım insanlara,açlara türlü yiyecekler
ama halkı üzerime ayartan oldu,morarmış
timsahlarıyla gözlerinin,saldıranlar.

taşladılar bedenimi
rahatladılar ve evlerine döndüler/

ah işte ben
artık ışımayan bu gözlerle
bu aralıkta/bu çıkmaz sokakta
kendine mutluluklar dileyerek
yaşayan ya da
kaybolup giden
bir salgıyım
divider.gif (2406 bytes)