BİR KURŞUNDUR GÖZLERİN
Rüzgar beni ısıtır güneş dondurur beni
Aşkın ki bir ateştir yakar kavurur beni
Kurşun sıkılmaz derler sevdaya ki bilirim
Bir kurşundur gözlerin kalbimden vurur beni
İpeklerden yumuşak kılıçtan keskin sözün
Salar bağlı köleyi zincire vurur beni
Sevdan ateşten bir kor onu nasıl saklasam
Gözyaşlarım aleme yayar duyurur beni
Bir ömür ara ile bir kez görsem düşümde
Yeri göğü dolanır ayrılık bulur beni
Nasıl hasretim sana ah bir anlatabilsem
Ülkene hangi deli rüzgar uçurur beni.
![]()
HER GECE BİR BASKIN
YAŞAR YÜREĞİM
Dilimin ucunda sevdan var senin
Desem ben yanarım demesem kalbim
Ben de ne gelgitler ne yangınlar var
Buz tutan dağlardan sesler yükselir
Her gece bir baskın yaşar yüreğim
Üstüme her gece ne akınlar var
Yüreğim sıkışır bir terdir basar
Rüzgar açar kapar kapımı benim
Çevremde ne uzak ne yakınlar var
Seninse sevdanı yasakladılar
Seni köşe bucak hep sakladılar
Ülkemde ne cahil ne çılgınlar var
![]()
CANIM OL GİTME (5)
"Hastalıklar olmasın ve Çocuklar Ölmesin"
Seni bıraktim o sandalyede
ve kapıyı usulca örttüm...
Gözlerim sorularla terketti seni
ve adımlarım tedirgin götürdüler beni.
Rengi kaçık, sarı çocuk...
Biliyorum, sen öyle kaldın sandalyede
ve ben dışarıda senin pencerendeyim.
Çabuk aç pencereyi küçük çocuk!
Mevsimler girsin içeri,
Şekillensin yüzün.
Dolaşsın damarlarında akan hayat.
Aydınlık bir sayfa gibi açılsın beynin.
Hadi, korkma çocuk! ben yanındayım...
Solukla minik ömrünü yudum yudum.
Rengi kaçık, sarı çocuk...
Söyle bana;
Baban seni havaya atıp tutar mı?
Annen gülerek kovalayıp yakalar mı seni?
ya sen kahkahalarla güler misin?
Rengi kaçık, sarı çocuk...
Yaşın üç, ölümün bir buçuk ayda olabilir
küsme hayata ne olur demiştim...
Pencereni kapayıp usulca ölmüşsün,
elinde ısıramadığın elma şekerinle.
![]()
CANIM OL GİTME (4)
Uç benim kanadım,
yorgun kanadım.
Çığlıklı rüzgarlara,
Bulutlu damlalara uç.
Tüylü alnımda umutlarla
Beni güneşli yarınlara götür.
Atalarımın, dedelerimin umutlarını da al,
mavi denizlerin umutlarına götür beni.
Sana Cok umutlar yükledim,
ne olur dayan kanadım.
Pençemde taşıdığım
küçük yemişler değil,
koskocaman bir dünya...
Al götür beni kanadIm,
yorgun kanadIm,
"Özgürlüğüme" götür.
![]()