ANAHTAR KELİME AŞK MEZADINDA
Anahtar kelime a ile başlar
okyonusa değer bir adamın sözleri
sonra erir
okyanus olur
Öfkeni bırak!Nefsini dizginle ve sus
Sabrı sağlam tut ki unutuş
korkunun göğsünde dünyalar kadar
bir nefesin birdenbire
bırakılışıdır
Gidip gelen medd ü cezr'i anma
rüyaların sırrını açar o kaçış
safra atış
Cennet taamlarından bir sofra
indirildi duamıza
vah ki biz devrimizi tamammeyledik üs adım
ceset olarak
Yar dahi kılınç üşürür gövdemize ağyar ile
ay aydını gönlümüz şavkır şevkilen
gözümüz aşar karanlığı
'Deryaya!' diyor bir ses 'Deryaya!'
ırmağı geçtik/üryan olduk
dilizde bir şiir demeti
meczub hediye
Korkunç eksik yalnız
kaldığımız
şu dünyada
dünyanın İstanbul'unda
kendi hüznümüzdür mayalandığımız
böyle biline
geçerken kendi köpüklerimizden
bir tutam kavruk söz yumağı
bir duman yüzyıllarca
savrulur bizden geriye
Aşkı
en üste
en üste ulaştıran
anahtar kelime ne?

AMAZON
Sevgilim,yağmur yağmıştır ve o vakitsiz
amazon üşümüştür günlerdir içimizden.Bir
ağızdan yükselen ormanlar kesmiştir boyuna
önümüzü,okuyup katlandığımız çamurlu fermanlar.
O ağır kapı her boşandığında atlılar fırlamıştır
dörnala yüzümüze.Yenişemediğim bir ilkellik bu,
kıyılarımı yağmalayan:Bil ki sana ayırdım
sürsün istediğim ışığı,karıştığım suyu.Üzülürüm
kıydığım göğsüm,attığım ok varmazsa yerine.

KENDİMİ KANA LAYIK GÖRÜRÜM
Yalnızlığa saplıdır paslı anahtarlar
Geçmiş sıyrıklarını ovarak
Gözyaşı buharında kalıp
Anı seyrelterek kontrabas eşliğinde
Duvardan solgun takvimleri atarak
Geceye beni adak sunacaksın
Siyah cinimi ayartacaksın.
Yalnızlığa saplıdır ağır anahtarlar
Vakarlı çocuk gücenmeleri
Vasiyet gibi bırakarak peşinen hayalleri
OLur da kucağından uzak ölürüm
Olur da kendime kana layık görürüm.
Yalnızlığa saplıdır kanlı anahtarlar
Kiralık katiller tuttum aşkıma
Gözyaşı buharında
Sabaha kadar fotoğraf kırptım
Bundan böyle şeytanla yatıp kalkacağım.

PERVANE
Köpüklere bulanmış yol yorgunu bir günle
hoyrat akşamlar döner
deryadan ellerine
kuşlar konar aşkına ay yüzlü sabahların
ıslıklar uçar döner
aşka yangın getirir kara kışlarla zaman
sonra yılan yollarına
tenha sahiller döner
gecenin pençesinden uykulara damlayan
yorgun argın kaygılar
pişmanlık fısıldayan uykusuz güller döner
güneşlerde ağaran yaşlı çınar gölgesi
aynalarda gözlerin
bilmem hangi masaldan çalınan simurg tüyü
nice matem giyinmiş kıpkızıl duman döner
yol koşar her siteme
bin telaşa kurgulu üşengeç eteklerin
eylüllere sığmayan mecnun bir
zaman döner
