rapunzel
saçlarını çöz geceye karşı
adını inat koy bahçende açan gülün
yağmuru kırdık rapunzel biz bir bebeği öldürdük
unuttum çıbanlar baş verdi tenimde
saçları yokmuydu maksatlı kızların
süzülürdü gözlerin değince gözlerime
sana minnettar dilsizler
seni masallardan çıkardım
ve yaşadım bir günahı seninle
çıplak ayaklarını gizle gözlerden
yağmurun dokunduğu her yerini
sesini koru günah kelimelerden
yanında meleklerden bir ordu
saçlarını çöz geceye karşı
cadılar çıkmadan yerlerinden
inancın sancağını diktim her kapısız kuleye
adını yazdığım her sayfayı yoldum defterden
lakin rapunzel saçların korudu güzelliğini
dilin yağmurlarla sustu
sakin mahpusları korudu
kapını zorluyor dilenci orduları
gazete küpürlerinde buna rastlanmıyor
para desteleri rapunzel, güzel kızların
kararan alınlarını süslüyor
öpmüyorum artık yüzünü çocukların
kirli elleri yakalarımda bundan ötürü
dinle rapunzel
güneşi suratsızlara bıraktık
dilin gücü kalmadı
yağmur sularıyla ıslattık
sana öldüm diye ağlamak geçiyor içimden
bekar odalarında yalnız bir ölü
gözlerim arsız seni görmemekten
odamda ifritler dolanıyor
kulaklarımda çekilen sevgililerin sözü
beni sokak ortalarında bırakıyor
kendimi unuttum uzaktan duyunca ağlayışını
şarkını sürdür rapunzel geceye karşı
saçlarını sarkıt sen bağımsız kollarına erkeklerin
güzel bir ölüm beğenerek kendime
güllere, leylaklara aldırmadan ölüyorum
yalnız duyunca rapunzel ağladığını
kendime lanet ederek, lanet ederek yiğitliğime
inceliğime yükleniyorum
yağan yağmur durur rapunzel
baharda kar yağar sen küsersen
karıncalar aç kalır sen gidersen gizlice
ve biter bir ömür
sana unutmanın ağırlığını anlatmıştım
ağı bir balığın nasıl kırdığını özgürlük için
o engin denizde bir gün
anlatmıştım her insan gibi öldüğünü
dinle rapunzel
sararak dilini parmaklarına
ufkun ötesine sessizce geçtiğini
benden saklayamazsın
açsan da kapını birgün başkalarına
beni hiçbir zaman unutamazsın
sana öldüğümü anlatamam
cılızlaşan alevimin yavaşca söndüğünü
ve kalbimin hergün büyüdüğünü hasretinle
sana uzak kalmak Allah'a uzak kalmak demektir
duy artık, duy rapunzel çığlıklarımı
boğazlanan bir martınınkini andıran
bu bir aşk şarkısıdır
ve adı sevinmemektir.
geçmedi sancısı savurduğun okların göğsümde
yağmur her düştüğü yeri yakıyor
inan rapunzel dilinde açan her çiçek
beni hiçliğin kucağına acımasız atıyor
artık yaşamaya kurulu bir kukla gibi
kulenin dibinde dönmeyeceğim
ve inansam da daima beni sevdiğine
ismini birdaha seslenmeyeceğim
yine bir melek olarak sarkıt saçlarını
yahut kulende kal, insan ol biraz.

RAHATI KAÇAN AĞAÇ
Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamı
Tanrının işine bakın
Geceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi, rüzgarı, karı
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı
Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrenegörsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin.

SABAHTAN UGRADIM BEN BIR FIGANA
Sabahtan ugradim ben bir figana
Bülbül aglar aglar güle getirir
Bakin su felegin çürük isine
Her bir cefasini kula getirir
Deprestirme benim dertlerim tamam
Muhabbet sirindir vermiyor aman
Üstümüzde dönen çarh ile devran
Felek bizi halden hale getirir
Pir Sultan Abdal'im sözlerim haktir
Hakk diyen kullardan hiç süphem yoktur
Cehennemde ates olmaz nar yoktur
Herkes atesini bile götürür

PERVANE
Köpüklere bulanmış yol yorgunu bir günle
hoyrat akşamlar döner
deryadan ellerine
kuşlar konar aşkına ay yüzlü sabahların
ıslıklar uçar döner
aşka yangın getirir kara kışlarla zaman
sonra yılan yollara
tenhadan sahiller döner
gecenin pençesinden uykulara damlayan
yorgun argın kaygılar
pişmanlık fısıldayan uykusuz güller döner
güneşlerde ağaran yaşlı çınar gölgesi
aynalarda gözlerin
bilmem hangi masaldan çalınan simurg tüyü
nice matem giyinmiş kıpkızıl duman döner
yol koşar her siteme
bin telaşa kurgulu üşengeç eteklerin
eylüllere sığmayan mecnun bir
zaman döner
