Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

NIKBINLIK 

Guzel gunler gorecegiz cocuklar,
gunesli gunler
gore-
-cegiz...
Motorlari maviliklere surecegiz cocuklar,
isikli mavilikler
sure-
-cegiz...
Actik miydi hele bir
son vitesi,
adedi devir.
Motorun sesi.
Uuuuuuuy! cocuklar kim bilir
ne harikuladedir
160 kilometre giderken opusmesi...

Hani simdi bize
cumalari, pazarlari cicekli bahceler vardir,
yalniz cumalari
yalniz pazarlari..
Hani simdi biz
bir peri masali dinler gibi seyrederiz
isikli caddelerde magazalari,
hani bunlar
77 katli yekpare camdan magazalardir.
Hani simdi biz haykiririz
Cevap:
acilir kara kapli kitap:
zindan..
kayis kapar kolumuzu
kirilan kemik kan.
Hani simdi bizim soframiza
haftada bir et gelir.
Ve
cocukalrimiz isten eve
sapsari iskelet gelir..
Hani simdi biz...
Inanin:
guzel gunler gorecegiz cocuklar
gunesli gunler
gore-
-cegiz.
Motorlari maviliklere surecegiz cocuklar
isikli maviliklere
sure-
cegiz.....

Onlar umidin dusmanidir, sevgilim,
akar suyun,
meyve caginda agacin,
serpilip gelisen hayatin dusmani.
Cunku olum vurdu damgasini alinlarina:
- curuyen dis, dokulen et-,
bir daha geri donmemek uzre yikilip gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolasacaktir elini kolunu sallaya sallaya,
dolasacaktir en sanli elbisesiyle: isci tulumuyla
bu guzelim memlekette hurriyet....

ONLAR

Onlar ki toprakta karinca,
suda balik,
havada kus kadar
cokturlar;

korkak,
cesur,
cahil
hakim
ve cocukturlar

ve kahreden
yaratan ki onlardir,
destanimizda yalniz onlarin maceralari vardir.

Onlar ki uyup hainin igvasina
sancaklarini elden yere dusururler
ve dusmani meydanda koyup 
kacarlar evlerine
ve onlar ki bir nice murtede hancer usururler
ve yesil bir agac gibi gulen
ve merasimsiz aglayan
ve ana avrat kufreden ki onlardir,
destanimizda yalniz onlarin maceralari vardir.

Demir, 
komur 
ve seker
ve kirmizi bakir
ve mensucat
ve sevda ve zulum ve hayat
ve bilcimle sanayi kollarinin
ve gokyuzu
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarinin,
surulmus topragin ve sehirlerin bahti
bir sabah vakti degismis olur,
bir safak vakti karanligin kenarindan 
onlar agir ellerini topraga basip
dogrulduklari zaman.

En bilgin aynalara
en renkli sekilleri aksettiren onlardir.
Asirda onlar yendi, onlar yenildi.
Cok sozler edildi onlara dair
ve onlar icin:
zincirlerinden baska kaybedecek seyleri yoktur,
denildi.

Salkımsöğüt

Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkım söğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden bir kuş gibi 
vurulmuş gibi kanadından,.

yaralı atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
Dörtal giden atların köpüklü boynuna
bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!
Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!

Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgar kanatlılar!
Atları rüzgar kanat...
Atları rüzgar...
Atları...
At...

Rüzgar kanatlı atlar gibi geçti hayat!
Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi,
renkler silindi,
siyah örtüler indi mavi gözlerine
sarktı salkım söğütler
sarı saçlarının üzerine!
Ağlama salkım söğüt ağlama!
Kara suyun aynasında el bağlama!
El bağlama
Ağlama!